Çırpınıp da şanoya da çıkınca
Eğlen şanoda da kal Acem Kızı
Oğrun Oğrun kaş altından bakınca
Can telef ediyon bil Acem Kızı

Şol elâ gözlerin zemzem dolabı
Kaşın eder Beyrut ile Halep’i
Kıvrılmış saçların sırma kelebi
Gün vurdukça parlar tel Acem Kızı

Seni gören yiğit neylesin canı
Yumdukça gözünden döker mercanı
Burnu fındık, ağzı kahve fincanı
Şeker mi şerbet mi dil Acem Kızı

Seni gördüm yüreciğim sızılar
Ak gerdanda dizim dizim gaziler
Çark elinden çıkma gibi pazılar
Altın burma takmış kol Acem Kızı

Canım kurban olsun ikrar güdene
Belin ince, boyun benzer fidana
Ateşine yanmış Tarsus, Adana
Nasıl zil vuruyor el Acem Kızı

Şahin gibi yükseğinde düneği
Avrupa’dan gelsin cansız bineği
Berber aynasından duru yanağı
Akıyor dudaktan bal Acem Kızı

Kaşlar arasında Zühre yıldızı
Seni görenlere düşer bir sızı
Gerdan beder beder, dudak kırmızı
Açılmış yanakta gül Acem Kızı

Âşık Hüseyin’im söyler söz olur
Çok sallanma güzel sana göz olur
Mısır’ı Bağdat’ı versem az olur
Ara menendini bul Acem Kızı